Kısırlaştırma hakkında farklı görüşler

kedi_annesi_soru_cevap

Bir okuyucumuzdan gelen yorum;

Selâm!Güzel kardeşim; bu canlar, sizin eğlenceniz ve üzerlerinden rant elde etmeniz için yaratılmadı ki.. Sokaktaki, evdeki canları kısırlaştırma ve kısırlaştırmaya azmettirme hakkını nereden alıyorsunuz?! Birçok hayvansever, acı çektiklerini düşünüp böyle bir yola başvuruyor. Haklı oldukları şeyler de yok değil.. Ancak, bu düzeni kediler, köpekler, kuşlar, balıklar vs. kurmadı ki, sizler kurdunuz! Canları, apartman dairelerine hapseden kim? Bunlar da can, öyle değil mi? Onların da, eş edinmeye, sosyalleşmeye ve bebek sahibi olmaya hakkı var ki, 3-4 ayda bir istekleri depreşiyor. Maksadınız soylarını kurutup, ” cins ” diye nitelendirerek, bazı türlerini bol-bol üretip, yüzlerce, binlerce dolara satmak değilse eğer, lütfen biraz düşünüp öyle akıl verin. Küresel sermayenin oyuncağı oldunuz, bari küreyi ısıtmayın.. 50 yıl içinde bu dünyada birtek tekir kedi kalmayacak, içecek su bile kalmayacak. UYANIN.! Eğer bazı nedenlerle kısırlaştırma zorunluluğu varsa, bu bazı dişilere yapılır ve rahimleri alınır. Yumurtalıklarına dokunulmaz ki, hayvanlar bebek sahibi olmadan cinsel hayatına devam edebilsinler.. Erkek kediyi kısırlaştırmak nedir ya, hasta falan mısınız siz? Lütfen biraz empati kurun.. İdrar konusuna gelirsek, her erkek püskürtmez! Ayrıca erkek de, o idrarı, kendi alanını belirlemek ve muhtemel dişilere mesaj atmak için püskürtür 🙂 Eve mahkum ettiğimiz canların böyle bir şansı var mı? Da Vinci’nin de dediği gibi, “kedi dünyanın baş yapıtıdır” ve asla kimsenin oyuncağı değildir. Daha söylenecek çok şey var aslında ama, sadece duymak istediğini dinleyene asla ve kat’a GERÇEĞİ anlatamayız 🙁 Kısaca belirteyim ki; evlerimizde bize yarenlik eden bu muhteşem canlar, doğayı bizden çok daha fazla hak ediyorlar. Evde, damlalıkla beslemek suretiyle yaşatabildiğim bir can ve kapımı çalarak evime gelen diğer 3 can daha var. Diledikleri zaman da dışarı çıkarlar. Ayrıca mahallemde ve yakın mezarlıklarda da, sabah ve akşam beslenme ve bakımlarıyla ilgilendiğim 30-35 civarı can kaldı. Zalimlerin sokağa attığı bazı yavrular olmasa, kedi göreni “deli” diye sağlık görevlilerine götürmek zorunda kalırdık ki, zaten sırtımdaki kediyi görünce korkudan çığlık atan kadınlar ve sokaktan geçmeye çalışan canlara tekme atmaya kalkan mahluklar gördüm! Lütfen, biraz sevgi ve biraz da merhamet.. Çünkü onlar, sevginin ve merhametin kokusunu alırlar..

 

Merhaba. Yazdıklarınızdan ne kadar büyük bir kedi sever olduğunuz hemen anlaşılıyor. Kedilere karşı bu kadar büyük ve yüklü duygular içeren insanlar olduğunu görmek bizi çok ama çok mutlu ediyor. Kedilere olan sevginizi sonuna kadar destekliyor ve bazı yorumlarınıza cevap vermek ve kendimizi/düşüncelerimizi daha net aktarmak istiyoruz;

Öncelikle yazılarımızda belirtilen öneriler/tavsiyeler tamamen kendi düşüncemizdir. Siz de dahil hiçbir kedi sever bu önerileri uygulamak zorunda değildir. Bu önerileri uygulayıp uygulamamak tamamen sizin kendi tercihiniz tabiiki. Ama herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına mümkün mertebe tüm önerilerimizi nedenlere dayandırmaya oldukça özen gösteriyoruz. Zaten kedilerde kısırlaştırma konusunu desteklememizin nedenini bu konu ile ilgili tüm yazılarımızda itinayla belirtmeye çalıştık. Yine de burada tekrar aktarmak isteriz;

Kedilerden rant elde etmek konusundan başlayalım; ciddi bir kedi sever olarak böyle bir durumu desteklememiz mümkün değil. Hatta “satın alma sahiplen” mottosunu yine yazılarımızda yeri gelen noktalarda özellikle vurgulamaya özen gösteriyoruz. Kaldı ki kısırlaştırma operasyonunu desteklemenin kedilerden rant elde edilmesine de engel olacağına inanıyoruz. Kediler kısırlaştırıldıkça (cins kediler dahil) çoğaltılıp üzerlerinden para kazanılması da engellenmiş olacaktır.

Soylarını tüketme isteği konusuna gelince; böyle bir istek tabiki mümkün olamaz. Ancak kediler bir batımda ortalama 5-6 yavru doğuruyorlar biliyorsunuz. Çoğu kedi sahibi de bu kadar çok kediye bakamayıp maalesef sokağa atıyor. Bunun dışında sokak kedilerinin yavrularında durum daha da içler acısı. Doğan yavruların ancak bir veya 2si hayatta kalabiliyor. Maalesef sizin gibi sokakta hayvan besleyen insan sayısı çok az. Sayısı çok olsa bile kontrolsüzce çoğalan tüm kedileri insan eli ile beslemek mümkün olmayacak ve minik kedicikler sokakta çok daha fazla acı çekeceklerdir. Yani amaç soylarını kurutmak değil kontrollü bir şekilde çoğalmalarını sağlayarak refah içerisinde yaşamalarına imkan tanımaktır. Bu durum insanlarda da aynı şekildedir. Bir ebeveyn 2 çocuk ile 7 çocuğu aynı refah içerisinde yaşatamaz değil mi?

Kedilerin doğayı hak etmesi konusuna da sonuna kadar katılıyoruz. Ancak dünyanın geldiği nokta itibarıyla doğa onların ömürlerini maalesef kısaltıyor. Bu yüzden hepimiz onları sahiplenip evimize alarak daha mutlu, daha iyi bir hayat yaşatmaya çalışıyoruz. Bu yüzdendir ki sokak kedilerinin ortalama ömrü 2 yıl iken evde yaşayan kedilerde bu süre 15 yılı buluyor.

Özellikle belirtmek isteriz ki kediler içgüdüsel olarak çiftleşirler. İnsanlarda olduğu gibi bu durumdan zevk alma, aile kurma isteği, ve bebeklerine annelik/babalık yapma duyguları bulunmamaktadır. Bu yüzdendir ki yavruları emzirme süresi sona erdiğinde artık aralarında anne/çocuk ilişkisi kalmaz. Babanın yavrularla zaten en başından itibaren pek ilgisi bulunmaz. Sizin de belirttiğiniz gibi kediler çok sık kızgınlığa girerler. Her kızgınlıkta onları çiftleştirmek yeni bebekler anlamına gelir. Dişi bir kedi de ne kadar çok doğum yaparsa o kadar fazla sağlık problemi ile karşılaşır ve ömrü kısalır. Kedi üretimine karşı olmamızın en önemli sebeplerinden biri de budur. Zaten bu işi ticarileştirmek istesek kedileri kısırlaştırmayı savunmayıp, çoğaltıp satılmasını destekliyor olurduk.Kediniz erkek de olsa onu çiftleştirdiğinizde karşı tarafta bir dişi kedi bulunur ve o kedi bu çiftleşmeden gebe kalır. Erkek kedinizi çiftleştirmemek ise aç kaldığında mama vermemek gibi bir durum. Dolayısı ise kedi erkekse kısırlaştırılmaz dişi ise kısırlaştırılır gibi bir düşünceyi desteklemiyoruz ancak destekleyenlere de saygı duyarız tabii. Belirttiğimiz gibi bizim yazdıklarımız sadece öneri/tavsiye boyutundadır ve uygulayıp uygulamamak bireylerin öz iradesine bağlıdır.

Evde beslenen kedilerin diledikleri zaman dışarı çıkmasına izin verilip verilmemesi de yine tamamen tercih meselesidir. Hepimiz kedilerimize evlatlarımız gözü ile bakıyoruz. Birgün dışarı çıkıp geri dönmemesi, ya da dışarıdan fip vb. ölümcül bir hastalık kapması risklerine karşın kedisini dışarı çıkartmak istemeyenlere saygı duymak gerekir. Çünkü onun bir gece eve dönmemesi ya da kaptığı bir virüsten dolayı hayatını kaybetmesi tarif edilemez bir acıya dönüşebilir ve her insan bu durumu olgunlukla karşılayamayabilir.

Kendimizi yeterince anlatabildiğimizi ümit ederek size evinizde ve sokakta beslediğiniz canlara karşı gösterdiğiniz merhamet ve ilgili için tüm kedi anneleri adına özellikle teşekkür etmek isteriz.

İyi günler dileriz.

2 yorum

  1. Ne kadar pozitif bir iletişim diliniz var sırf bunu yazmak için yorum yazıyorum.Keske tüm insnalar saldirmadan ve yargılamadan ben dili ile iletişim kursa.Cok tesekkur ediyorum size bu iletisim diliniz için.sevgiler.

    • Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederiz. Tüm insaların iletişimini yargılardan arındıramayız belki ama bu yargıları kendi iletişimimizden arındırarak insanlığa katkıda bulunabiliriz. Biz buna inanıyoruz. Hepimiz için önyargısız, huzur ile dolu bir dünya dileği ile… Sevgiler!

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*